Печать

İsmail Miziyev. "KARAÇAY-MALKAR HALKININ TARİHİ"

 

VII. Bölüm

XV-XVII. YÜZYILLARDA KARAÇAY VE MALKAR

[s.77] XIII-XIV. yüzyıllarda Timur'un ve Moğolların yaptığı yıkım ve soykırıma rağmen XV. Yüzyılda Karaçay ve Malkarlılar tarih sahnesine etnik oluşumunu tamamlamış ve pekiştirmiş olarak çıkmışlardır. Devlet oluşturma eşiğinde olan Karaçay Malkarlılar aristokratik toplum düzenini kurmuş, hatta "Oliy" [vali] denilen bir üst hükümdara tabi olan askeri bölüklerini oluşturmuştu. Oliy ile birlikte "töre" adlı halk mahkemesi vardır. Töre, hayatı ve askeri işleri yönetmiş, örf ve adetleri pekiştirmiş ve kanunlaştırmış, öngörülen ceza ve teşvikleri uygulamıştır.

Bu anlatılanlara ilk tanıklık eden yazılı kaynak XIV-XV. Yüzyıllara ait Tsahavat haçıdır. Haç üzerindeki yazılar Gürcü eristavlardan [asilzadelerden] birinin Basianya'da [Malkar ülkesi] esir alındığını ve Tshavat kilisesinde toplanan fidye ile kurtarıldığı anlatılıyor.

Karaçay ve Malkarlıların güney sınırları doğal olarak sıra dağları ile korunmuştur. Ön Kafkasya'nın ova ve bozkırlarında yer alan kuzey sınırları daha az korunmuştur.

Kabardeylerin Ön Kafkasya'ya Yerleşmeleri

Moğolların ve Timur'un seferleri, Karaçay Malkar ülkesinin kuzey sınırlarını geriletmiştir Bu durumdan faydalanan Adige kabilelerinin [s.78] [Bu sayfada harita var] [s.79] en büyük ve aktif olanları Kabardeyler, XV-XVI. Yüzyıllarda, orta Kafkasya'dan Sunca nehrine kadar yoğun bir biçimde yerleşmeye başlamışlardır. Fakat kısa bir süre sonra Çeçen ve İnguşların ataları Vaynahların dağlardan ovalara inmeleriyle Kabardeylerin Sunca nehrinin kenarındaki yerleşmeleri azalmaya başlamıştır ve doğuda Mozdok bozkırlarından öteye geçememişlerdir.

XIX. yüzyılda, Kabardey tarihçileri, şunları yazıyorlar; "Menkıbelere göre, Kabardeyler yeni geldikleri yerlerde Tatar kavimleriyle [Malkarlılar] karşılaşmışlardır. Onları bozkırlara ve dağ vadilerine iterek, kendileri onların yerlerine yerleşmişlerdir. Bu hikayeden şüphesiz sadece şu sonuca varılabilir; Kabardeyler, eskiden bugünkü topraklarında yaşamıyorlardı, onlar daha sonradan, başka bir yerden buraya göç etmişlerdir. Şüphesiz, Kabardeyler bugünkü topraklarına XV. veya XVI. Yüzyıl başlarında yerleşmişlerdir. [Kudaşev V.N., Kabartay Halkı Hakkında Tarihi Bilgiler, Kiyev, 1913, s.6-10]."

Malkar ve Kabardey Arasındaki İlişkiler

Tarihte, Kabardey ve Malkarlılar arasında bir savaş ya da ciddi bir çatışma cereyan etmemiştir. Bu iki kavim arasında, bugünkü gibi arada bir sınır olmamıştır. Genel olarak ikisi arasında barışçıl ilişkiler olmuştur. Kabardeyler ve Malkarlılar, birbirlerinin ülkelerinde rahatça dolaşabiliyorlardı. Halklar arasındaki ilişkiler sevecen ve insancıldır. Bu gibi ilişkilerin olması, iki taraftan evliliklerin artmasını ve dolayısıyla akrabalık bağlarının kuvvetlenmesini sağlamıştır. Bu evlilikler sadece prens soyları arasında değil, halk tabakasından olanlar arasında da mevcuttu. Böyle ilişkiler sonucunda Kabardey'da "Kuşha, Balkar, Kelemet" gibi birçok Malkar kökenli sülale çıkmışken, aynı şekilde Malkarlılarda da "Çerkes, Kabardok" Kabardey kökenli sülaleler çıkmıştır.

Malkarlı ve Kabardey aileleri veya bireyler arasında çıkan anlaşmazlıklar Malkar ve Kabardey geleneklerine göre hee iki taraftan yaşlılarından oluşan bir grup yardımı ile çözülmüştür. Kabardey ve Malkarlıların kendi aralarında çıkan anlaşmazlık veyahut birtakım problemlerden dolayı, birçok kişi, komşu ülkeye, yani Kabardey ve Malkar'a kaçıp sığınıyordu. [s.80] Kimi zaman Malkarlı ve Kabardeylerin büyük sülaleleri arasında da anlaşmazlıklar çıkıyordu. Fakat bu anlaşmazlıklar hiçbir zaman sıcak çatışmaya dönüşmemiştir.

Kimi büyük sülaleler arasında ise çok yakın dostluk ilişkileri kurulmuştur. Sözgelimi Malkarlıların Abay sülalesi ile Kabardeylerin Kaytuk sülalesi arasında ve yine Kabardeylerin Hatohşuk sülalesi ile Malkarlıların Malkaruk ve Orusbiy sülaleleri arasındaki ilişkiler çok yakın dostluk çerçevesinde idi. Eskiden beri, Kafkasya'da barış içinde komşuluk yürüten kavimler kendi aralarında çocuklarını birbirlerine "atalığa" veriyorlardı. Sözgelimi, 1747 yılında Büyük Kabardey'in prens sülalesinden Kasay Hatohşuk "emçek karındaşı" [süt kardeşi] Malkarlı prens sülalesinden Azamat Abay idi. Yine aynı şekilde, 1768 tarihli bir belgeye göre, Kabardey prens sülalesinden Kaziy Kaysın'ın süt kardeşi Malkarlı prens sülalesinden Muhammat Biy idi. Yüzyıllarca süren barış ilişkileri Kabardey ve Malkar ekonomisinin olumlu yönde gelişmesine de etki etmiştir. Kabardeyler hayvan sürülerini Malkarlıların meralarında otlatabiliyorlardı. Yine buradan maden, ağaç, inşaatta kullanmak üzere taş, hayvan kürk ve derisi ihtiyarlarını sağlıyorlardı. Malkarlılar ise soğuk mevsimlerde Kabardeylerin kışlık ve obalarını kiralıyorlardı. Bazı alimler, bu kira ilişkilerini görmezlikten gelerek, eski dönemlerde Kafkasya'yı dolaşan seyyahların sözlerine dayanarak Malkarlıların siyasi ve ekonomik bakımdan Kabardeylere bağımlı olduklarını ileri sürüyorlar. Bu tür önyargılı görüşler hiçbir temele dayanmamaktadır. Zira bu gezginler o dönemde Kabardey ve Malkarlılar arasındaki içli dışlı ve birçok konuda ortak hareket etme ilişkilerini anlayamaz, öte yandan kira ilişkilerinin aslını hiç kavrayamazlardı. Zaten kavramak için de bir çaba göstermemişlerdir. Malkarlılar, kışlaklar için Kabardeylere kira ödemişse hangi bağımlılıktan söz edilebilir? "Bağımlılık" konusuna girildiğinde bu noktayı göz önünde bulundurmak gerekmektedir.

Malkar ve Kabardey arasındaki ilişkiler her iki tarafın ekonomilerinin gelişmesine sağlamıştır. Malkarlılar tuz, hububat, vs. ihtiyaçlarını karşılamışlardır. Kabardey üzerinden Rusya pazarlarına ulaşmış, oradan kumaş, ev ve mutfak eşyaları, süsler, fabrika ürünlerini temin etmişlerdir.

Karaçay Malkar ve Gürcü İlişkileri

[s.81] Karaçay Malkar ile Gürcistan arasındaki orta çağlarda oluşan ilişkiler her geçen yüzyılda daha da sağlamlaşmış ve gelişmiştir. Bu dönemlerde akrabalık ilişkileri de gelişmiştir. Gürcü Kraliçesi Tamar'ın, As prensesi ve Kiyev prensi Andrey Bogolübovskiy'in oğluyla evlenmesi bu ilişkilerin başlangıcı sayılabilir. Öte yandan Karaçay Malkar ile Gürcüler arasındaki ilişkilerin her zaman problemsiz olduğunu söyleyemeyiz. Buna örnek olarak daha önce anlattığımız Tshavat haçını verebiliriz.

Karaçay Malkarlılar ile Gürcülerin özellikle İmereti Krallığı, Megreller ve Svanlarla ayrı ayrı ve yakın ilişkileri olmuştur. Karaçay Malkarlıların Otar, Rahay, Ebze, vs. gibi bazı sülalelerinin kökeni Svanlara dayanmaktadır. Karaçay Malkarlılar, Gürcülerin Raçi ve Ani şehirlerinde kurulan pazarlarına gelmişler, buralarda yün ve deriden yaptıkları ürünleri, hayvansal mamullerini [yağ, peynir, et vs] satmışlardır.

XVII. yüzyılda, Karaçay ve Malkarlılar, Rusya ile Gürcistan arasında bir köprü konumundaydı.

Rus-Kafkas İlişkileri Sürecinde Karaçay Malkar Ve Gürcistan İlişkilerinin Gelişmesi

XVI-XVII. yüzyıllarda ve daha sonraki dönemlerde Rusya, Kafkasya kavimleri ile olan münasebetlerini Kabardey üzerinden devam ettiriyordu. Çünkü bu dönemlerde Kabardey ülkesi, Kuzey Kafkasya'nın merkezinde ve stratejik öneme sahipti. Kabardey prensleri bu konumlarını akıllıca değerlendirmişlerdir. Rusya, Kabardeyleri çeşitli yöntem ve yollarla teşvikler vermiş, saygı göstermiş, soyluluk unvanları vermiş, hatta Kafkasya'da Rus siyaseti destekledikleri para yardımında bulunmuştur.

Öte yandan Rusya'nın, Kafkasya Ötesi ve Gürcüstan ile ilişkilerini geliştirebilmek için önce Malkarlılarla iyi ilişkiler kurması gerekiyordu. Bu dönemde Malkarlılar gelişmiş sosyal yapıya sahip bir toplumdu. Bu toplum "Beş Tav El" [Beş Dağ Ülkesi] deniliyordu. Bu beş ülkenin her biri kendi üst yönetimine bir "Töre" teşkilatına sahipti. Töre'nin üyelerini halk seçiyordu. [s.82] [Bu sayfada harita var] [s.83] Her bir ülkenin Töre teşkilatı "Ullu Malkar Töre"nin [Büyük Malkar Töresi] emri altındaydılar. Ullu Malkar Töre'nin yöneticisine de "Oliy" [vali] deniliyordu.

"Malkar" adı ilk olarak 1629 tarihli bir Rus belgesinde geçmektedir. Bu tarihte, Ocak ayında, Terek bölgesi Başkomutanı İ.P. Daşkov Moskova'ya yazdığı raporunda "Balkarlar"ın oturdukları bölgede gümüş maden yatakları bulunduğunu, bu maden yataklarının olduğu toprakların Kabardey prenslerinden Pşimaho Kambulat oğlu Çerkas'ın "kız kardeşinin oğullarına" ait olduğu söylemiştir.

Bu belge, Malkarlılar ile Kabardeyler arasında eskiden beri soylular arası akrabalıkların var olduğunu gösteriyor. Pşimaho'nun kız kardeşi, bir Malkar prensi ile evliydi. Gümüş madenlerinin olduğu topraklar da Malkar prensinin oğullarına "Apşi" ve "Abdullah"a aitti. Bazı belgelerde onları soy adı "Tazrekov" olarak geçiyor. Fakat bunun kesin doğru olup olmadığı bilinmiyor.

1636 yılında İmeretiya Kralı II. Levan, Rus sarayına elçi göndermiştir. Buna karşılık olarak 1639 yılında İmeretiya'ya Moskova'nın elçileri Pavel Zaharov, Fedot Bajenov gönderilmişlerdir. Rusya Çarı bir de, bu elçileriyle, yolları üzerindeki Malkar ülkesi prenslerine diplomatik bir mektup göndermiştir. Buna benzer diplomatik mektuplar Kabardey ve diğer prenslere de gönderilmiştir. Bu durum, Malkar prenslerinin Kafkasya'da ve Rusya'daki uluslar arası ilişkilerde egemen ve bağımsız olduğunu göstermektedir.

Rus Çarının diplomatik mektuplarını vermek üzere; Rus elçileri Elçin, Zaharov ve Bajenov, bugünkü Tırnavuz şehrinin yanında, Baksan vadisinde kurulu "El Curt" köyünde Karaçay prensleri olan Kamgut'un küçük kardeşleri Elbuzduk ve Gilaksan Kırımşavhallar'da 15 gün misafir kalmışlardır. Destanlarda anlatılan Kamgut'un anıt mezarı ve onun hanımı Goşayah Biyçe'nin kalesi bu köyde bulunmaktadır. Rus elçileri buradan Svanetya ve oradan da İmeretya kralına gitmek üzere yola çıkmışlardır.

Bir sonraki Rus Çarının elçileri Gürcistan'a, 1651 yılında Ogarı Malkar'dan, Suvkan-suv nehrinin üzerinden geçmişlerdir. N.S. Toloçanov ve A.İ. Yevlev'e [daha önce 1629 yılına ait belgede ataları anılan] Malkar prensi Artutay Aydabol konukseverlik göstermiştir. Onlara yol erzakları hazırlamış, yük hayvanları ve yanlarına bir bir kılavuz vermiştir.

Bir sonraki belgede, 1653 yılında İmeretya kralı Aleksandır'ın, Rus elçileri Jidovinov ve Poroşin'e Malkar prensi Canbolat Aydabol'u vaftiz edeceğini haber veren bir davetiye göndermiştir. [s.84] Bu arada Hıristiyanlığın Malkarlılara Gürcistan'dan geldiğini, buna kanıt olarak da Holam köyü yakınındaki kilise harabesinin duvarlarındaki Hıristiyan fresklerini gösterebiliriz.

1658 yılında, Rus-Gürcü ilişkilerini geliştirmek amacıyla, Gürcü kralı Teymuraz'ın liderliğinde bir grup Moskova'ya doğru yola çıkmıştır. Bu grubun yolu Malkar ülkesinden geçiyordu. Bu heyete daha önce adı geçen Malkar prensi Artutay Aydabol da katılmıştır. Malkar prensi Moskova'da, Gürcü kralı Teymuraz'la aynı seviyede itibar görmüş ve kendisine 40 samur postu hediye edilmiştir. Artutay Aydabol, Moskova'da yaklaşık bir yıl kalmıştır.

35 yıl sonra tahtan indirilen İmeretya kralı Arçil, Moskova'ya kaçmaya çalışıyordu. Dağlık Malkar ülkesinden düzlük yerlere geçince, Tarki kalesi yolu üzerindeki Tarki Şamhalı Buday ile Küçük Kabardey prensi Kulçuk Kelemet'in birlikleri ona saldırmışlardır. Uluslararası ilişkilerin kötü olduğu bu dönemde Tarki şamhalı Buday İranlılarla, Küçük Kabardey prensi Kulçuk Kelemet ise Kırımlılarla işbirliği içerisindeydiler. Bunların her biri Arçil'i kendi efendisine götürmek istemiştir. Fakat Arçil'i, Kulçuk esir almıştı ve 1693 yılının Ekim ayından Kasım ayına elinde tutmuştu. Ancak, belgelere göre, Arçil'in yakışıklılığı ve cesareti Kulçuk'un hanımını o kadar etkilemiş ki, gece vakti onun kaçmasına sağlamıştır. Arçil de "Basian"a kaçıp burada saklanmıştır. Onun adamları ise Digor'a gitmişlerdir. 28 kasım 1693 yılında Astarhan şehrindeki Rus yöneticileri Arçilin esir alındığını ve sonradan "Malk ırmağı ağzındaki Balkar ülkesine kaçıp orda saklandığı haberini" almışlardır. Terek komutanına 15 nisan 1694 yılında gönderdiği mektupta "Arçil'in Balkar ülkesinde olduğunu ve onun buradan çıkarılması gerektiğini" yazmıştır. 20 mayıs 1696 yılında Arçil, Rusya'nın büyük Prenslerine Joan Alekseyeviç'e ve Petro Alekseyeviç'e başından neler geçtiği hakkında mektup göndermiştir. Eylül ayında ise Arçil, Balkarya'dan çıkarılmıştır.

XVII. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak Karaçay Malkarlılar hakkında bilgiler yazılı kaynaklara çokça girmeye başlamıştır. Karaçay Malkarlılar hakkında yazı yazanlar arasındakiler; Archangelo Lamberti [1654], Nikolay Vitsen [1652], Engelbert Komfera [1651-1716], Abri de La Motre [1674-1743] gibi kişilerdir. XVIII-XIX. Yüzyıla ait kaynaklar Karaçay Malkarlılar hakkında daha çok bilgi vermektedirler.

Контакты

...

Наши друзья

assia big

kuliev

mechiev

elbrusoid

otarov

balkteatr big

 

temukuev